MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Tarafların beyanına göre, suça konu çekin sanık tarafından 2005 yılı Şubat ayında katılana verildiğinin anlaşılması karşısında; gerekçeli karar başlığında yanlış yazılı suç tarihinin "2005 yılı Şubat ayı" şeklinde mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
I- Sanık hakkında “dolandırıcılık” suçundan kurulan hükme yönelen katılan vekilinin temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde,
Suçun, bankanın maddi varlığı olan çek kullanılmak suretiyle işlendiğinin iddia olunması karşısında, sanığın eyleminin TCK'nun 504/3. (5237 sayılı TCK'nun 158/1-f) maddesine uygun olup olmadığı ve delilleri değerlendirme görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait bulunduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi yasaya aykırı ise de,
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "nitelikli dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği Şubat 2005 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde verilen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının vaki zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
II- Sanık hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan hükme yönelen katılan vekilinin temyiz itirazlarına gelince:
Sanık hakkında, suç tarihinde katılandan aldığı yeme karşılık suça konu çalıntı çeki vermesi nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan davada; sanığın soruşturma aşamasındaki beyanında, keşideci ... zannettiği kişiye sattığı 300 adet hindiye karşılık 6.600,00 YTL bedelli çek ile bir miktar parayı elden aldığını, çekin çalıntı olduğunu bilmediğini, çeki alırken bankadan sorduğunda da çalıntı olduğunun bildirilmediğini belirtmesi, yargılama aşamasındaki savunmasında; tanımadığı kişiye sattığı yemlere karşılık bu kişi tarafından çekin kendisine verildiğini söylemesi, ancak çeki aldığı kişiyi tespit edip mahkeme huzurunda hazır edememesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenebilmesi amacıyla, dava konusu çekin verilmesine esas teşkil eden ticari ilişkiyi kanıtlayan belge bulunup bulunmadığı sanıktan sorulduktan sonra, varsa getirtilip incelenmesi, ticari ilişkiyi kanıtlayan belgenin bulunmaması halinde suç tarihinde 6.600,00 YTL bedelli alışverişin belgesiz satışının ticari teamüle ve hayatın olağan akışına uygun olmadığı da gözetilerek toplanan delillerin sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.01.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy