MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, nitelikli dolandırıcılık, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM : 1- Sanık ... hakkında;
a- 17/05/2011 tarihli iddianeme ile açılan sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından; CMK'nun 223/7. maddesine göre reddine,
b- Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan; beraatine,
c- Resmi belgede sahtecilik suçundan; 5237 sayılı TCK'nun 204/2, 43, 62, 53. maddeleri gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
d- Nitelikli dolandırıcılık suçundan; 5237 sayılı TCK'nun 158/1-e-son, 43, 52, 62/1, 53. maddeleri gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ve 30.030,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
2- Sanık ... hakkında;
a- Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan; beraatine,
b- Resmi belgede sahtecilik suçundan; 5237 sayılı TCK'nun 204/2, 43, 62, 53. maddeleri gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
c - Nitelikli dolandırıcılık suçundan; 5237 sayılı TCK'nun 158/1-e-son, 43, 52, 62/1, 53. maddeleri gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ve 7.697,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
3- Sanık ... hakkında;
a- Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan; beraat,
b- Nitelikli dolandırıcılık suçundan; 5237 sayılı TCK'nun 158/1-son, 43, 52, 62/1, 53. maddeleri gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ve 1.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
4- Sanık ... hakkında; Nitelikli dolandırıcılık suçundan; 5237 sayılı TCK'nun 158/1-e-son, 43, 52, 62/1, 53. maddeleri gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ve
1.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve cezanın
infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,
5- sanık ... hakkında; resmi belgede sahtecilik suçundan; 765 sayılı TCK'nun 339/1, 59. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına
I- Sanık ... hakkında “memurun resmi belgede sahteciliği” suçundan kurulan hükme yönelik müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın 2002 yılında gerçeğe aykırı şekilde düzenlenen C 3 belgesi ve tespit formuna imza atmaktan ibaret eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 355. maddesi kapsamındaki "şahadetname niteliğinde belgede sahtecilik" suçuna uyduğunun kabulü ile yapılan incelemede gereği görüşüldü;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; iddianamedeki tavsife göre sanığa yüklenen “şahadetname niteliğindeki belgede sahtecilik” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
II- Sanık ... hakkında birleşen 2011/107 Esas sayılı dosyadaki eylemi nedeniyle “resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık” suçlarından verilen “davanın reddi” kararına yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelemesinde;
Ana dosyadaki 14.03.2011 tarihli iddianameyle; sanık hakkında 2004, 2005, 2006 ve 2007 yıllarında kendi adına sahte belgelerle DGD başvurusunda bulunarak resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia olunduğu, birleşen dosyadaki 17.05.2011 tarihli iddianamede ise sanığın; 2004 ve 2005 yıllarında köy muhtarı olarak sanık ...'ın DGD başvurusuna konu sahte evraklarını imzalamak suretiyle resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin belirtilmesi karşısında; her iki iddianamede sanığa yüklenen eylemlerin birbirinden farklı olduğu, bu itibarla davaların mükerrer olmadığı gözetilmeden hatalı değerlendirme ile birleşen 2011/107 Esas sayılı dosyada sanığa yüklenen suçlardan yazılı şekilde “davanın reddi”ne karar verilmesi;
III- Sanıklar ..., ... ve ... ... hakkında “memura yalan beyanda bulunma” suçundan; kurulan “beraat” hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Ana dosyada 14.03.2011, birleşen dosyada 17.05.2011 tarihli iddianameyle sanıklar ... ve ... gerçekte kendilerine ait olmayan arazileri kendilerine aitmiş gibi göstererek sahte belgelerle DGD başvurusunda bulunmak, ayrıca köy muhtarı ve azası olarak C 3 belgelerini sahteliğini bilerek imzalamak, suç tarihlerinde köy azası olan sanık ...'ın ise diğer sanıkların başvuruya konu evraklarının gerçeğe uygun olmadığını bilerek imzalamak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçlarına iştirak etmek şeklinde tavsif olunan eylemlerinin sübutu halinde kül halinde “memurun resmi belgede sahteciliği ve buna iştirak” suçunu oluşturacağı gözetilmeden, iddianamede eylemlerin bölünmesi suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi,
IV- Sanıklar ... ve ... hakkında “memurun resmi belgede sahteciliği” ve “nitelikli dolandırıcılık”, sanıklar ... ve ... hakkında “nitelikli dolandırıcılık” suçlarından kurulan hükümlere yönelik, sanıklar ..., ... ve ... müdafii ile sanıklar ..., ...'ın temyiz itirazlarının yapılan incelenmesinde;
1- Sanıklar ... ve ...'ın kendilerine ait olmayan arazileri kendilerine aitmiş gibi göstererek sahte içerikli C 3 belgesiyle DGD başvurusunda bulunmak, sanık ...'ın kendisine ait olmayan araziyi sahte içerikli muvafakatname-2 belgesi ile DGD alması için sanık ...'ın kullanımına vermek, suç tarihlerinde köy azası olan sanık ... ve ... ile köy muhtarı ...'ın ise yapılan DGD başvurusuna konu C 3 belgelerini gerçeğe uygun olmadığını bilmek suretiyle imzalayarak “memurun resmi belgede sahteciliği” ve “nitelikli dolandırıcılık” suçlarını işledikleri iddiasıyla açılan davalarda; DGD ödemesi alan sanıkların aşamalardaki beyanlarında belgelere konu arazileri gerçekten ekip biçtiklerini, ancak üzerlerine kayıtlı olmadığını söylemeleri, arazi sahipleri mağdurların ifadelerinin olayı yeterince aydınlatmaması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenebilmesi ve suçların unsurlarının tespiti amacıyla; suça konu taşınmazların suç döneminde fiilen sanıklar ..., ... ve ... tarafından kullanılıp kullanılmadığının araştırılması, sözkonusu taşınmazların sanıklar tarafından kullanılmasına arazi sahibi olan mağdurların onaylarının bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması, arazilerin suç döneminde sanıklarca gerçekten ekilip biçilmesi halinde dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşup oluşmayacağının ve sahtecilik suçu yönünden ise 5237 sayılı TCK'nun 211. (765 sayılı TCK'nun 347) maddesinde öngörülen "bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla resmi belgede sahtecilik" suçunu oluşturup oluşturmayacağının karar yerinde tartışılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik soruşturmayla yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre;
2- Sanıkların farklı yıllarda gerçekleştirdikleri sübutu kabul olunan dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik eylemlerinin, suç tarihleri arasındaki zaman dilimi dikkate alındığında, yenilenen kasıtla işlendiği ve farklı suçları oluşturacağı gözetilmeden, yazılı şekilde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması,
3- Sanıklar ..., ... ve ...'ın, diğer sanıkların “nitelikli dolandırıcılık” suçlarına iştirak ettikleri kabul edilmesine rağmen anılan sanıklara uygulanan para cezasının, gerekçe gösterilmeden diğer sanıklara uygulanan miktardan farklı tayin edilmesi,
4- TCK'nun 158/1-e. maddesi uygulanırken öncelikle adli para cezasına esas teşkil edecek tam gün sayısının belirlenmesi, varsa artırım maddeleri uygulanarak tespit olunanan sonuç gün ile bir gün karşılığı 20,00-100,00 TL arasında takdir edilecek miktar ile çarpımı yapılarak bulunan miktar suçtan elde edilen haksız menfaatin iki katından az ise adli para cezası bu miktara yükseltilerek bu miktar üzerinden indirimler yapılarak sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5- Dolandırıcılık suçunda suç tarihinin haksız menfaatin en son elde edildiği tarih olduğu cihetle, yıllara göre DGD ödemelerinin sanıklara en son hangi tarihlerde yapıldığının araştırılıp suç tarihlerinin denetime imkan verecek biçimde tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi;
Yasaya aykırı, sanıklar ..., ... ve ... müdafii ile sanıklar ..., ... ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca kısmen istem gibi BOZULMASINA, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik aleyhe temyiz bulunmadığından, bu hükümler yönünden yeniden kurulacak hükümlerde ceza miktarları itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 04.02.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy