MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM : Katılanlar vekili
Katılanlar vekilinin, yasal koşulları oluşmayan duruşmalı inceleme isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilip, yapılan incelemede gereği görüşüldü:
1-Katılanlar vekilinin, nitelikli dolandırıcılık suçu ile ilgili beraat hükümlerine yönelen temyizinin incelenmesinde:
Suçun, kamu kurumu niteliğinde olan icra dairesi vasıta kılınmak suretiyle işlendiğinin iddia olunması karşısında, sanıkların eyleminin TCK'nun 504/3. (5237 sayılı TCK'nun 158/1-d) maddesine uygun nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delilleri değerlendirme görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait bulunduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi yasaya aykırı ise de;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen "nitelikli dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiğinin iddia olunduğu 05.05.2005 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde verilen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki nitelikli dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının vaki zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
2- Katılanlar vekilinin, resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat hükümlerine yönelen temyizinin incelenmesine gelince:
Katılanların da ortağı olduğu ...A.Ş'nde 1995 yılında geçici bir maddeyle altı aylığına münferiden tek başına imza yetkisini üzerine almış olan sanık ...'in, bu yetkisinin 1996 yılında geri alınmasına ve daha sonra hisselerini de satarak şirketten ayrılmasına rağmen 2003 yılından itibaren katılanlara ait şirketi arayarak piyasaya geçmiş tarihli
senet verme tehdidi ile para talep ettiği, bu taleplerinin karşılanmaması üzerine davaya konu bonoları sanki kendisinin yetkili olduğu dönemde düzenlenmiş gibi sahte olarak düzenleyip, diğer sanıklara verdiği, bu sanıkların da işbirliği içerisinde icra takibine konu etmek suretiyle yüklenen resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işledikleri iddiasıyla açılan kamu davasında; dinlenen tanıklardan sanık ...'in kız kardeşi olduğu anlaşılan ..., ..., ... ve ...'nın iddiayı doğrulayan yeminli anlatımları, suça konu bonolardaki keşideci imzasının yanında gösterilen şirket adresinin bonoların düzenlendikleri 05.10.1995 tarihi itibariyle şirket merkezi olmayıp, katılanlara ait şirketin bu adrese 17.01.1996 tarihinden sonra taşınmış olduğunun belirlenmesi, sanıkların kendi içerisindeki tutarsız savunmaları ile şirketin 1995 yılındaki bilançosunda 802 TL'lik borç senedi gözükmekte olduğu, dava konusu senedin 1995 senesi döviz kuruna göre karşılığının 13.345 TL olup 270.000 Amerikan Doları bedelindeki senedin davacı şirketin kayıtlarında bulunmadığı, 1995 senesinde senet bedelini kullanacak kadar bir harcama yapmadığı, gibi senet karşılığında borç verildiği iddia edilen parayı davacı şirketin kullanmadığı, bu boyuttaki para hareketine ilişkin iz bırakacak herhangi bir banka hareketi makbuz ve benzeri belge bulunmadığı, 1995 senesinde borç senetlerinin binde 7.5 oranında damga vergisine tabi olduğu fakat senet üzerinde 1995 senesindeki kur üzerinden hesaplanan 100.093.725 TL. lik damga vergisinin ödendiğine dair bir kayıt görülmediğine dair Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2005/735 Esas sayılı dosyasındaki bilirkişi raporları da birlikte değerlendirildiğinde; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi açısından, Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2005/735 ve 2005/737 Esas sayılı dosyalarının akibeti araştırılıp, deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdiri gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yetinilerek yazılı şekilde beraate hükmolunması,
Yasaya aykırı, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.03.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy