MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
I- Sanıklar ..., ..., ... hakkında “dolandırıcılık" suçundan verilen karara yönelik temyiz itirazının incelemesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “dolandırıcılık'' suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımının, suçun işlendiği 11.05.2005 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle mülga 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
II-Sanıklar ..., ..., ... hakkında “resmi belgede sahtecilik", sanık ... hakkında "dolandırıcılık" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından verilen kararlara yönelik temyiz itirazının incelemesinde ise;
1-Sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde gerçekte var olmayan iki adet kooperatif hissesini, 11.05.2005 tarihinde .... 10. Noterliğinde düzenleme şeklindeki kooperatif üyelik hakkı devir sözleşmesi ile sanık ...'in katılana ait borcuna karşılık katılana devretmeleri eylemlerinde, 5237 sayılı TCK.nun 204/1-3. maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunun oluştuğu gözetilmeden mahkumiyetleri yerine yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi, yasaya aykırı,
2- UYAP kanalı ile Mernis üzerinden alınan güncellenmiş nüfus kayıt örneğinden sanık ...'ın, hükümden sonra 05.08.2011 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK.nun 64/1. maddesinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 16.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy