MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, sahtecilik
HÜKÜM : Her iki suçtan mahkumiyet
2297 sayılı Yargıtay Yasası'nın 6110 sayılı Yasa ile değişik 14. maddesinde “Ceza Dairelerinde, Daireler arasındaki işbölümünün belirlenmesinde, dava açılan belgedeki nitelendirme esas alınır. Açıklama ile sevk maddelerinin uyumsuz olduğu durumlarda, açıklamaya itibar edilir.” hükmü yer almaktadır. Yasa, sevk maddelerine değil, iddianamedeki tavsife ağırlık tanımıştır. Bu nedenle Ceza Dairelerinin görevinde Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu'nun yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere tavsif esas alınmalıdır.
Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 09.03.2007 gün ve 2007/2470 esas sayılı iddianamesi ile şüphelinin müştekiye ait kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş üzerinde kendi fotoğrafı bulunan dosya kapsamına göre tamamen sahte olduğu anlaşılan nüfus cüzdanı ile Türk Telekom ....Şube Müdürlüğüne müracaat ederek müşteki adına iki adet telefon hattı alarak kullandığı iddiasıyla açılan davada, suça konu nüfus cüzdanı kullanılarak abone sözleşmesinin düzenlendiği tarihin 06.05.2005 olduğu, bu hatlar kullanılarak son menfaatin temin edildiği tarihin ise 22.03.2006 olduğunun anlaşılması karşısında; dolandırıcılık suçu bakımından 5237 sayılı TCK'nun 158/1-d, sahtecilik suçu bakımından ise 765 sayılı TCK'nun 350. (5237 sayılı TCK'nun 204/1) maddesinde öngörülen suçlar tavsif edilerek dava açılmıştır.
Bu itibarla, iddianamedeki anlatıma, temyizin kapsamına ve Yargıtay Kanunu'nun 14. maddesine göre temyiz inceleme görevinin Yüksek 15. Ceza Dairesi'ne ait olduğu anlaşıldığından Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli daireye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy