MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık ... müdafiinin yasal şartları oluşmayan duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilip incelenerek gereği görüşüldü:
1- Sanık ... müdafiinin, sanık hakkında ... plakalı araca ilişkin araç muayenesinde sahtecilik' suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne (4-a nolu hüküm) yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, takdiri indirim maddesi ile CMK'nun 231. maddesinin uygulanmama sebepleri gösterilmiş, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosya içeriğine göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin; sanığa yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, lehe hükümler uygulanmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2- Sanıklar ... ve ... müdafiinin, sanıklar hakkında ... ve...plakalı araçlara ilişkin araç muayenelerinde sahtecilik’ suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine (1-a nolu hükmün sanık ... ile ilgili kısmı, l-c nolu hüküm, 3-a nolu hükmün sanıklar ... ve ... ile ilgili kısmı) ve sanık ...’in ... plakalı araca ilişkin araç muayenesinde sahtecilik' suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne (1-b nolu hüküm) yönelen temyiz itirazlarına gelince;
... plakalı araca ilişkin araç muayenesinde sahtecilik suçu yönünden; araç ruhsatı üzerinde yapılan sahtecilik işleminin, trafik takip işleri yapan sanıklar ... ve ... tarafından hangi tarihte yapıldığının/yaptırıldığının kesin olarak tespit edilememesi, bu sanıklar tarafından söz konusu belgede sahtecilik yapıldıktan sonra sanık ...’e verilmesi, eylemlerinin bu noktada bitmesi ve bu aşamadan sonra sanık ... tarafından suça konu belgenin kullanılması fiiline iştirak ettiklerinin kabulüne imkan bulunmaması karşısında, sahte muayene işlem tarihinin 14.05.2004 olması da dikkate alındığında, sanıklar ... ve ... yönünden... plakalı araçla ilgili olarak suç tarihinin 14.05.2004 olduğu, sanık ... yönünden ise; söz konusu 1 yıllık muayene süresinin 14.05.2005 tarihinde dolması, sanık ... tarafından sahteliği bilinerek bu tarihe kadar kullanılmaya devam edilmesi, 14.05.2005 tarihinden sonra sahte muayene işleminin bir geçerliliğinin kalmaması, kolluk görevlilerince 03/08/2005 tarihinde sanık ...'ya ait aracın belgeleri üzerinde yapılan kontrolde söz konusu muayene işleminin sahte olduğunun tespit edilmesinin suç tarihini bu tarihe kadar getirmeyeceği, bu nedenle sanık ... yönünden suç tarihinin 14.05.2005 olarak kabul edilmesi gerektiği...plakalı araca ilişkin araç muayenesinde sahtecilik suçu yönünden de aynı şekilde, araç ruhsatı üzerinde yapılan sahtecilik işleminin, trafik takip işleri yapan sanıklar ... ve ... tarafından hangi tarihte yapıldığının/yaptırıldığının kesin olarak tespit edilememesi, bu sanıklar tarafından söz konusu belgede sahtecilik yapıldıktan sonra beraat eden sanık ...'e verilmesi, eylemlerinin bu noktada bitmesi ve bu aşamadan sonra diğer sanık ... tarafından suça konu belgenin kullanılması fiiline iştirak ettiklerin kabulüne imkan bulunmaması karşısında, sahte muayene işlem tarihinin 13.04.2004 olması da dikkate alındığında, sanıklar ... ve ... yönünden...plakalı araçla ilgili olarak suç tarihinin 13.04.2004 olduğunu kabul eden mahkemenin bu kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamede yazılı bozma düşüncelerine iştirak olunmamıştır.
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; tüm sanıklara yüklenen ... plakalı araca ilişkin araç muayenesinde sahtecilik' ve sanıklar ... ve ...’e yüklenen...plakalı araca ilişkin araç muayenesinde sahtecilik' suçlarının yasada gerektirdiği cezalarının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçların işlendiği tarihlerden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanıklar ... ve ... müdafileri ile sanık ...'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 10.02.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy