MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : 1- Sanık ... hakkında;
a- 765 sayılı TCK'nun 504/3, 522, 59. maddeleri uyarınca 1 yıl 11 ay 10 gün hapis ve 2760,00 TL APC
b- 765 sayılı TCK'nun 342/1, 59. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası,
2- Sanıklar ... ... hakkında; ayrı ayrı 765 sayılı TCK'nun 342/1, 59. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası,
I- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında “resmi belgede sahtecilik” suçundan mahkumiyetlerine dair hükmün müdafilerince temyizlerinin incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip yüklenen suçun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkân verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasa belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş, sanıklar hakkında 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK'nun 231. maddesinin uygulanmama gerekçeleri gösterilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- Sanık ... hakkında “dolandırıcılık” suçu yönünden yapılan incelemeye gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE,
III- Sanık ... hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçu yönünden yapılan incelemede ise;
Sanığın, diğer sanıklarla birlikte müştekiye ait çalıntı çeki piyasaya sürmek suretiyle kullandığının iddia edildiği olayda; sanığın aşamalarda suçlamayı kabul etmeyerek çeki patronu ...'in talimatı ile ...'e verdiğini savunması, ...' de aşamalarda, sanığın savunmasını doğrulayacak şekilde suça konu çeki, kendi talimatı ile sanık tarafından verildiğini ve çekin ne şekilde nereden temin edildiği konusunda sanığın bilgisinin bulunmadığını, ...'in de aynı şekilde çeki ...'in fırınında çekmeceden alarak kendisine sanığın verdiğini beyan etmeleri karşısında; sanığın müsnet suçtan mahkumiyetine yetecek derecede kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından beraati yerine yazılı şekilde yetersiz gerekçe ile mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.11.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy