MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Suçtan zarar gören şikayetçinin 08.09.2009 tarihli celsede davaya katılma isteminde bulunmasına rağmen bu konuda bir karar verilmemiş ise de; şikayetçinin 5271 sayılı CMK'nun 260/1. maddesi gereğince yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu kabul edilip aynı Yasanın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılan olarak katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
... Kriminal Polis Laboratuvarının 20.06.2008 tarihli ekspertiz raporunda incelenen çek üzerindeki imzanın sanığın elinden çıkmadığının, ayrıca çek üzerinde bulunan yazı ve rakamların şüphelinin eli ürünü olduğunu gösterir nitelik ve yeterlilikte uygun kaligrafik özellik ve itiyadi unsur tespit edilemediğinin ve Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nin 24.03.2009 tarihli raporunda inceleme konusu çekin arka yüzündeki sanığın mevcut mukayese imzaları ile tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlik gösteren imzanın bulunmadığının belirtilmesi karşısında; CMK'nun 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşamayan mahkemenin delilleri takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki eksik soruşturma yapıldığına dair bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı, mahkemece dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin temyizinin reddiyle hükmün ONANMASINA, 17.06.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy