MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, yalan tanıklık
HÜKÜM: 1-Sanıkların eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK'nun 204/1, 62/1, 51. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis-erteleme,
2- Sanık ...'in eylemine uyan TCK'nun 272/2, 62, 51. maddeleri uyarınca 10 ay hapis, erteleme
I-Sanık ...'un temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın yokluğunda verilip usulüne uygun olarak 30.03.2010 tarihinde tebliğ edilen hükmü yasal süresi geçtikten sonra 07.04.2010 tarihli dilekçeyle temyiz ettiği anlaşıldığından temyiz talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II-Sanık ...'in temyiz ititrazlarının incelenmesine gelince;
1)Sahtecilik suçu yönünden;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Sanık hakkında, cezasının ertelenmesine karar verilmeden önce, 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinde düzenlenen ve ertelemeye göre daha lehe olan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” karar verilip verilmeyeceğinin kararda tartışılmaması,
2)Yalan tanıklık suçu yönünden;
A-...hakkında Torbalı 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde sahtecilik suçundan yürütülen kovuşturma sırasında gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu iddia olunan sanığın sahte vize işlemine ilişkin bir beyanda bulunmadığının anlaşılması karşısında; atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
B-Kabule göre de;
a-Sanık hakkında TCK'nun 273. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
b-Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 gün ve 2008/250-13 sayılı kararında açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK'nun 231/6-c madde ve bendinde işaret olunan zarar kavramının kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenebilir, ölçülebilir maddi zararlara ilişkin olduğu, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, zarar koşulunun ancak zarar suçlarında dikkate alınması gereken bir unsur olduğu ve atılı yalan tanıklık suçundan dolayı oluşan somut bir zarardan söz edilemeyeceği dikkate alındığında; yargılama sırasındaki davranışı lehe değerlendirilip hakkında, takdiri indirim hükümleri uygulanmasına ve pişmanlık duyduğu belirtilip cezasının ertelenmesine karar verildiği halde, bu kez aynı gerekçelerle çelişkiye neden olacak şekilde CMK’nun 231. maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, 14.10.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.