MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Sahtecilik
HÜKÜM: Asıl karar: mahkumiyet
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20.02.2007 gün, 46/39 ve 29.05.2007 gün, 114/113 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, 5271 sayılı CMK’nun 232. maddesinin 6. fıkrası uyarınca, hüküm fıkrasında kanun yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığı, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerektiği, aynı Kanunun 34. maddesinin 2. fıkrasında da, kararlarda başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekillerinin gösterilmesinin zorunlu olduğunun belirtildiği, yerel mahkeme kararında ise, sanığın hazır olmadığı oturumda verilen hükümde, tereddüte ve yanılgıya sebebiyet verecek şekilde yasa yolunun başlangıç zamanının yanlış gösterildiği anlaşılmakla, sanığın öğrenme üzerine 31.12.2009 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulüyle 08.01.2010 tarihli ek karar kaldırılarak yapılan incelemede;
Beraat eden sanık ...'ün 02.12.2009 tarihli karar duruşmasında suça konu çeklerden 9000 TL bedelli olanını önce, 8700 TL bedelli olanını da sonradan sanıktan aldığını beyan etmesi karşısında tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 21.10.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy