MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, mühürde sahtecilik, damgada sahtecilik
HÜKÜM : Resmi belgede sahtecilik ve mühürde sahtecilik suçlarından beraatine, damgada sahtecilik suçundan cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına.
I-Cumhuriyet savcısının “damgada sahtecilik” suçundan verilen mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların 5560 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231/12. maddesi uyarınca temyizi mümkün olmayıp, itiraz yasa yoluna tabi olduğu cihetle, Cumhuriyet savcısının vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, vaki istemin itiraz olarak kabulü ile dava dosyasının merciince karara bağlanmak üzere mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
II- Cumhuriyet savcısının “resmi belgede sahtecilik ve mühürde sahtecilik” suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 gün ve 232-250 sayılı ve 09.10.2012 gün 2011/8-335 Esas 2012/1804 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, belgenin nesnel olarak aldatıcılık yeteneğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılmasının gerekmesi, 31.03.2008 tarihli ekspertiz raporunda suça konu motorlu araç trafik belgeleri incelenerek muayene bölümlerindeki sahteliğin iğfal kabiliyetinin bulunduğunun tespit edilmesi karşısında; belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdir ve tayininin mahkemeye ait olduğu da gözetilerek ,suça konu belgelerin aslı getirtilerek duruşmada incelenip özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan ve denetime olanak verecek şekilde dosya arasında bulundurulduktan sonra iğfal kabiliyetinin tartışılması gerekirken kolluk görevlisi tanık tarafından sahteciliğin beş duyu organı vasıtası ile tespit edildiğinden bahisle aldatma yeteneğinin bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmesi,
Kabule göre de;
Sahte mühür ve hologram kullanılmak suretiyle yapılan/yaptırılan araç muayene işlemleri eyleminin kül halinde 5237 sayılı Yasanın 204/1. maddesinde öngörülen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı ve davanın da bu şekilde tavsif edilerek açıldığı gözetilmeden eylemler bölünmek suretiyle yazılı şekilde hükümler kurulması,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.