MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM : Sanık ... için; Beraat
Sanık ..., ... için; Mahkumiyet
1- Sanık ... hakkında ''resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık'' suçlarından verilen beraat kararlarına yönelik şikayetçi ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçlarında zarar görenin suça konu aracı satın alan kişi veya kişiler olup, sanık ... hakkındaki davada suça konu 06 M 9241 plakalı aracın gümrük kaçağı olmaması karşısında, sanık hakkında "resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık" suçlarından açılan kamu davasında şikayetçi ...'nın doğrudan zarar görmemesi nedeniyle katılma talebinin reddine ilişkin 18.10.2006 günlü karar usul ve yasaya uygun olup katılan sıfatı kazanmayan şikayetçi kurumun temyize yetkisi bulunmadığı cihetle; şikayetçi idare vekilinin sanık hakkında verilen beraat kararlarına yönelik vaki temyiz itirazlarının 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2- Sanıklar ... ve ... hakkında ''resmi belgede sahtecilik'' suçundan kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklara yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı sebebin nitelik ve derecesi ile azaltıcı sebebin bulunmadığı takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlar denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasa belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmuş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
3- Sanıklar ... ve ... hakkında ''dolandırıcılık'' suçundan kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazlarına gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 13.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy