MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık... hakkında tamamen sahte çek düzenleyip temyiz dışı sanık ...'e verdiğinden bahisle resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasında; sanık ...'un tüm aşamalarda "...'i tanımadığını, kendisini çay içtiği yerde gördüğünü, .'in gelip yanına oturduğunu, ... gittikten sonra polislerin geldiğini" beyan etmesi, temyiz dışı sanık ..'in ise ...'a tekstil malzemesi sattığını, bedelini iki senedir alamadığını, bu alacağına karşılık ..'un kendisine suça konu çeki verdiğini" iddia etmesi, UYAP ortamında yapılan araştırmaya göre sanık ...'un aynı nitelikteki suçlar nedeniyle . Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/11 Esas, . Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/548 Esas sayılı dosyalarında yargılandığı anlaşılmakla, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından; sanık ...'in sanık ...'a tekstil malzemesi sattığına ilişkin mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim tesellüm belgeleri, ticari teamüle uygun kanıtlama yeteneği olan geçerli belgeler ile kendisinin yeterli üretimi, mal girişi ya da stoğu olup olmadığı, yüksek miktardaki alacağı için iflas etmiş olması da göz önüne alındığında iki sene içinde tahsil amacıyla hukuki girişimlerde bulunup bulunmadığı araştırılıp, suça konu çekin ön yüzündeki yazılar ile arka yüzündeki imzanın sanık ...'un el ürünü olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra... Ceza Mahkemesi'nin 2013/11 Esas, ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/548 Esas sayılı dosyaları ile UYAP ortamından ve sair surette tespit edilebilecek ceza davalarının konusu olan belgelerin ... adına düzenlenmiş sahte çek koçanı olup olmadığının tespiti ile olanak bulunması halinde derdest dosyaların birleştirilmesi, aksi halde ilgili dosyaların celp edilerek geldikleri son durum itibariyle özetlerinin duruşma tutanağına geçirilmesi ve toplanan delillere göre yüklenen suçun sübutu halinde de Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.04.2014 gün, 2013/11-397 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK'nun “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan sahtecilik suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan
zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği de gözetilerek açıklanan ilkeler doğrultusunda sanığın fiillerinin her biri yenilenen kastla işlenmiş ayrı suçları mı, yoksa bir suç işleme kararının yerine getirilmesi amacıyla kanunun aynı hükmünü, kısa zaman aralıkları içerisinde, birkaç kez ihlal etmek suretiyle zincirleme tek suçu mu oluşturduğu da değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması yerine, eksik incelemeyle, çek bedelinin fazla olması ve sanığın bu yönde başka suçlarının bulunması da gerekçe gösterilerek sanık...'in soyut beyanları ile yetinilerek mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy