MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik ve iftira
HÜKÜM: Asıl karar; mahkumiyet
Ek Karar; temyiz isteminin reddi
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20.02.2007 gün, 46/39 ve 29.05.2007 gün, 114/113 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, 5271 sayılı CMK.nun 232. maddesinin 6. fıkrası uyarınca, hüküm fıkrasında kanun yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığı, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerektiği, aynı Kanunun 34. maddesinin 2. fıkrasında da, kararlarda başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekillerinin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu, hükümde temyiz yolu süresinin başlangıcının yanılgıya yol açacak şekilde gösterildiği, ek kararda ise gösterilmediği, yine temyizin başvuru şeklininin açıkça gösterilmediği anlaşılmakla, sanığın temyiz itirazları süresinde kabul edilerek, mahkemenin temyiz isteminin reddine ilişkin 06.04.2010 günlü ek kararının kaldırılarak yapılan incelemede gereği görüşüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine,incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Adli emanette kayıtlı olan suçun delili niteliğindeki belgenin akıbeti hakkında bir karar verilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına “ Adli emanetin 2008/167 sırasında kayıtlı sürücü belgesinin dosyada delil olarak saklanmasına” ibaresi eklenmek suretiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.02.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.