MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Sanık ...: 5237 sayılı Yasa'nın 158/1-e-f-son, 43, 168, 62/1, 52/2, 51/1 ve 53. maddelerine göre 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ve 9587 YTL Apc ile cezalandırılmasına ve verilen hapis cezasının ertelenmesine
Sanık ...: Beraat
I. Şikayetçi Ziraat Bankası vekilinin ve sanık ... müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Suçtan doğrudan doğruya zarar görmediği anlaşılan Ziraat Bankası'nın davaya katılma hakkı bulunmadığı, kaldı ki müşteki kurum için verilen katılma kararının da kaldırıldığı; ... müdafiinin, 27.11.2008 günü yüzüne karşı tefhim edilen hükmü, bu sanık yönünden yasal süresinden sonra 14.01.2009 tarihinde vekalet ücreti yönünden temyiz ettiği anlaşıldığından şikayetçi vekili ile sanık müdafiinin vaki temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II. Katılan ... vekilinin ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
III- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik katılan ... vekili ile ... müdafiinin temyiz itirazlarının incelenemesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre katılan vekili ile sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanığın, ölen babasının hesabına Emekli Sandığı tarafından yatırılmakta olan maaşını babasının ölümünden sonra elinde bulundurduğu banka kartı ile birçok kez çekmek şeklinde gerçekleşen eyleminin TCK'nun 245/1, 43. maddelerinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Kabule göre de;
b- TCK'nun 158. maddesinin 1. fıkrasının (e) (f) bendlerinde sayılan hallerde anılan Yasanın TCK'nun 61. maddesi hükmü de gözönünde bulundurularak takdir edilen gün sayısı üzerinden varsa artırım uygulanarak tespit olunan sonuç gün para cezasının günlüğü 20-100 YTL arasında takdir edilecek miktarın çarpımı sonucu bulunan para cezasının, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az ise; bu miktara yükseltilerek bunun üzerinden varsa indirimler yapılmasıyla sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerekirken, doğrudan adli para cezasına hükmolunması,
c. Uzun süreli hapis cezasının ertelenmesi nedeniyle, 5237 Sayılı TCK'nun 53. maddesinin c bendindeki hak yoksunluğunun aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca, hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık hakları hariç olmak üzere uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
d. Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında, 5237 TCK'nun 58/7. maddesi gereğince mükerrirler hakkındaki infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken infazı kısıtlayacak şekilde denetim süresinin de belirlenmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.10.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy