MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : 1)TCK'nun 292/1, 53/1, 58/6. maddeleri gereğince 6 ay hapis cezası, hak yoksunluğu, mükerrirlere özgü infaz rejimi, CGTİK’nun 108/4. maddesi gereğince sanık hakkında cezanın infazından sonra uygulanmak üzere denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması
2)TCK'nun 204/1, 53/1, 58/6. maddeleri gereğince 3 yıl hapis cezası, hak yoksunluğu, mükerrirlere özgü infaz rejimi, CGTİK’nun 108/4. maddesi gereğince sanık hakkında cezanın infazından sonra uygulanmak üzere denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması
1- Sanık ve müdafiinin resmi belgede sahtecilik suçu ile ilgili mahkumiyet hükmüne yönelen temyizlerinin incelenmesinde:
Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak:
5237 sayılı TCK’nun 53/3. maddesi gereğince 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun” sadece sanığın kendi alt soyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, alt soyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı; sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki TCK'nun 53. maddesinin tatbikine ilişkin paragraf hükümden çıkartılarak yerine "5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" denilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Sanık ve müdafıinin, hükümlü veya tutuklunun kaçması suçu ile ilgili mahkumiyet hükmüne yönelen temyizlerinin incelenmesine gelince:
a) TCK'nun 292. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hükümlü veya tutuklunun kaçması suçunun oluşabilmesi için fail hakkında CMK'nun 101. maddesi uyarınca tutuklama kararı verilmiş olması veya kesinleşmiş ve infazı gereken bir mahkumiyet hükmü bulunması gerektiği; somut olayda hakkında İzmir 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 21.03.2006 gün ve 2006/277 müteferrik sayılı yakalama evrakı bulunduğu gerekçesiyle karakola götürüldükten sonra buradan kaçtığı iddia ve kabul edilen sanığın eyleminde yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, beraati yerine yazılı gerekçeyle mahkumiyetine karar verilmesi,
b) Kabule göre de
5237 sayılı TCK’nun 53/3. maddesi gereğince 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun” sadece sanığın kendi alt soyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, alt soyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 02.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy