MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Mühür bozma
HÜKÜM: TCK'nun 203/1 ve 62. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası
17.12.2010 günlü iddianameyle sanık hakkında "elektrik enerjisi hakkında hırsızlık ve mühür bozma" suçlarından kamu davasının açıldığı, yapılan yargılama sonucunda mahkemenin 12.07.2011 gün 2010/855 esas, 2011/502 karar nolu ilamıyla “elektrik enerjisi hakkında hırsızlık” suçundan beraat, “mühür bozma” suçundan ise mahkumiyet kararı verildiği, anılan kararın “mühür bozma” suçu yönünden sanık tarafından süresinde temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.07.2012 günlü iade kararı ile 6352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca sadece "elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçu" ile ilgili olarak uyarlama yargılaması yapılması için dosyanın mahkemesine iade edildiği cihetle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iade kararından sonra mahkemece yapılan duruşma neticesinde sanık hakkında "mühür bozma" suçundan yeniden verilen 08.01.2013 gün 2012/830 E. 2013/37 K. sayılı kararın hukuken geçersiz olduğu anlaşılmakla, sanığın "mühür bozma suçundan" 12.07.2011 günlü ilk karara yönelik yaptığı temyiz başvurusuna hasren yapılan incelemede gereği görüşüldü;
Dosyada mevcut mühürleme ve mühür bozma tutanaklarının incelenmesinde, 05.02.2007 günü katılan kurum yetkililerince yapılan kontrolde sanığın evinde kurulu bulunan elektrik sayacına müdahale edilip, diskinin durdurularak sarfiyat kaydetmesi önlenilmek suretiyle kaçak tüketim yapıldığı tespit edilerek suça konu sayacın “csk k 07-3” numaralı pens ile mühürlenip aynı tarihli Kaçak Elektrik Kullanımı Tespit Tutanağının düzenlendiği, 20.10.2010 günü yapılan kontrolde ise mühürlemeye rağmen elektrik kullanımının sürdürüldüğü tespit edilerek aynı tarihli mühür fekki tutanağının düzenlendiğinin anlaşılması karşısında, topladığı delilleri duruşmada edindiği kanaate göre değerlendirip sanığa yüklenen suçun yasal unsurlarının oluştuğunu kabul eden mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı cihetle tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, kasten işlenmiş suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, kazanılmış hakka konu yapılmayan 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarının infaz aşamasında dikkate alınması mümkün görülmüştür.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 26.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.