MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık hakkında 21.03.2011 tarihli mühür bozma suçu nedeniyle bu davaya konu 14.06.2011 tarihli iddianame düzenlendikten sonra 12.07.2011 tarihinde de aynı yere ilişkin mühür bozma suçunu işlediğinden bahisle 16.11.2011 tarihli iddianame ile ayrı bir dava (birleşen İzmir 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/613 Esas, 2012/75 Karar sayılı dosyası) açılmış olması karşısında, 14.06.2011 tarihli ilk iddianamenin düzenlenmesi ile hukuki kesinti oluşacağı ve 12.07.2011 tarihinde gerçekleşen sonraki eylemin ayrı suç oluşturacağı cihetle, sanığın sübut bulan iki ayrı mühür bozma suçundan hükümlülüğü yerine, eylemlerinin zincirleme biçimde işlenen mühür bozma suçunu oluşturduğu kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, TCK'nun 203/1. maddesinde öngörülen hapis cezasının alt sınırının 6 ay olması nedeniyle, aynı kanunun 61/9. maddesini de gözeterek sanık hakkındaki adli para cezasını 180 gün olarak belirleyen mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
Daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunması nedeniyle 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesinin uygulanma olanağı bulunmayan sanık hakkında, toplanan deliller karar yerinde incelenip, suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 10.04.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy