Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 23/09/2013 gün ve 2013/14562/58493 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 07/10/2013 gün ve KYB.2013/326541 sayılı ihbarnamesi ile;
Açığa imzanın kötüye kullanılması suçundan sanıklar ..., ... ve ...'un 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 209/1 ve 52. maddeleri uyarınca 1.800,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair (Kapatılan) Kadıköy 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 16/06/2011 tarihli ve 2009/235 Esas, 2011/690 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Kadıköy 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/01/2012 tarihli ve 2012/14 Değişik İş sayılı kararını müteakip anılan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı sanıklar müdafiinin yaptığı 25/01/2012 tarihli itirazın kabulüne dair Kadıköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/02/2012 tarihli ve 2012/19 Değişik İş sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde;
Dosya kapsamına göre; Kadıköy 5. Asliye Ceza Mahkemesinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik itirazın reddine dair 18/01/2012 tarihli ve 2012/14 Değişik İş sayılı kararının kesin nitelikte olduğu gözetilmeden, Kadıköy 1. Asliye Ceza Mahkemesince yazılı şekilde itirazın kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü:
Kanun yararına bozma, hakim veya mahkemeler tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelenmesinden geçmeksizin kesinleşen hüküm ve kararlardaki hukuka aykırılıkların giderilmesi için kabul edilen olağanüstü bir kanun yoludur.
5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi uyarınca, hakim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddi hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtay’ca bozulması istemini, yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak, Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtay’ca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir.
Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hakim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkların, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır.
Kanun yararına bozma yasa yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir.
Kanun yararına bozma konusu karar veya hükmün hukuka aykırı olmakla birlikte hukuken geçerli bir karar veya hüküm olması gerekir. Hukuki geçerliliği bulunmayan yok hükmündeki kararlar aleyhine kanun yararına bozma isteminde bulunulamaz.
İncelenen dosya içeriğine göre; açığa imzanın kötüye kullanılması suçundan sanıklar ..., ... ve ...'in 5237 sayılı TCK'nun 209/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve 5271 sayılı CMK'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Kadıköy 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 16.06.2011 gün ve 2009/235 Esas, 2011/690 sayılı kararına yönelik itirazın mercii Kadıköy 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.01.2012 gün ve 2012/14 Değişik İş sayılı kararı ile reddedilmek suretiyle kesinleştiği gözetilmeden, sanıklar müdafiinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik 30.01.2012 tarihli dilekçesiyle vaki itirazını değerlendiren Kadıköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2012 gün ve 2012/19 Değişik İş sayılı kararıyla itirazın kabulüne ve Kadıköy 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 16.06.2011 gün ve 2009/235 Esas, 2011/690 sayılı kararının kaldırılmasına karar verildiği, bu karardan sonra Kadıköy 1. Sulh Ceza Mahkemesince yeniden duruşma açılarak 31.01.2013 gün ve 2009/235 Esas, 2011/690 sayılı ek kararla sanıkların mahkumiyetine hükmolunduğu anlaşılmakla, Kadıköy 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.01.2012 gün ve 2012/14 Değişik İş sayılı kararının kesin nitelikte olduğu gözetilmeden, sanıklar müdafiinin itirazını değerlendiren Kadıköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2012 gün ve 2012/19 Değişik İş sayılı ile bu karar üzerine duruşma açılarak verilen Kadıköy 1. Sulh Ceza Mahkemesince yeniden duruşma açılarak 31.01.2013 gün ve 2009/235 Esas, 2011/690 sayılı ek kararının hukuki geçerliliğinin olamayacağı, yok hükmünde sayılmaları gerekmesi karşısında; kanun yararına bozma inceleme konusu olamayacağı sonucuna varılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; kanun yararına bozma istemi yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi uyarınca REDDİNE, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 08.01.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy