MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 311. maddesi hükmüne göre, eski hale getirme istemiyle birlikte temyiz talebinde de bulunulması halinde, inceleme merciinin Yargıtay’ın ilgili dairesi olduğundan, mahkemenin hukuki dayanaktan yoksun olan 24.07.2013 tarihli ek kararı kaldırılarak ve 7201 sayılı Tebligat Kanununun 11. maddesi uyarınca vekille takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerektiği cihetle, 06.03.2007 tarihli oturuma katılıp sanık müdafii olduğunu bildiren, Av. ... ... yokluğunda verilen hüküm tebliğ edilmediği gibi sanığın yokluğunda verilen hükmün sorgusunda beyan ettiği adresinde 7201 sayılı Tebligat Kanunun 35. maddesi uyarınca 27.02.2008 tarihinde yapılan tebliğ işleminin daha önce adli mercilerce bu adrese usulüne uygun bir tebligat yapılmamış olması ve bu adresin işlem tarihi itibari ile yürürlükteki hali ile 7201 sayılı Tebligat Kanunun 35/son maddesi kapsamında sayılan adreslerden bulunmaması karşısında geçersiz olduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin öğrenme üzerine verdiği 18.06.2013 tarihli temyiz dilekçesinin süresinde olduğunun kabulü ile mahkemenin temyiz isteminin reddine dair 24.07.2013 tarihli ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede gereği görüşüldü:
Suç tarihinden önce başka bir kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle CMK'nun 231. maddesinin uygulanma olanağı bulunmayan sanık hakkında yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanıkların kendi alt soyları üzerindeki yetkileri açısından koşullu salıverilmeye, 1. fıkrada yer alan diğer hak yoksunluklarının ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Yasanın 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan; sanık hakkındaki hüküm fıkrasındaki 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak yerine, “53. maddenin 1. fıkrasının c bendindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yer alan diğer haklardan, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.02.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy