MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM: Zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma ve CMK'nun 231. maddesinin uygulanma talebinin reddine
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 gün ve 250/13 sayılı kararında da açıklandığı üzere; 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun geçici 1/2. maddesinde “Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş ve infaz edilmekte olan mahkumiyet kararları hakkında, lehe kanun hükümleri, hükmü veren mahkemece 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ilâ 101. maddeleri dikkate alınmak ve dosya üzerinden incelenmek suretiyle belirlenir. Ancak, hükmün konusunun herhangi bir inceleme, araştırma, delil tartışması ve takdir hakkının kullanılmasını gerektirmesi halinde inceleme, duruşma açılmak suretiyle yapılabilir.” hükmüyle 5275 sayılı Kanunun 98 ilâ 101. maddelerine atıfta bulunulduğu, anılan Kanunun 101/3. maddesinde ise, Bölge Adliye Mahkemesi veya Yargıtay’dan başka mahkemeler tarafından verilmiş olan bu kararlara karşı itiraz yoluna gidilebileceğinin hükme bağlandığı, bu kapsamdaki kararların duruşma yapılarak verilmesi bu kararlara karşı yapılacak itiraz yasa yolunu değiştirmeyeceği gerçeğinin anlaşılması karşısında, sanık müdafiinin talebi üzerine verilen Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin zamanaşımı nedeniyle kamu davasının ortadan kaldırılması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması talebinin reddine dair 15.03.2012 tarihli ek kararına karşı yapılan başvuru; temyiz niteliğinde bulunmayıp itiraz niteliğinde olduğundan, sanık müdafiinin bu karara yönelik vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 264/2. maddesi uyarınca sanık müdafiinin başvurusunun itiraz dilekçesi olarak kabulü ile gereğinin mahallinde takdir ve ifası için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.