Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 25.09.2013 gün ve 2013/14645/58816 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 23.10.2013 gün ve KYB.2013/335297 sayılı ihbarnamesi ile;
Nafaka hükümlerine uymama suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda sanığın beraatine dair Gebze İcra Ceza Mahkemesinin 07.05.2013 tarihli ve 2013/23 esas, 2013/108 sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile beraat kararının kaldırılmasına, adı geçen sanığın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 344. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına ilişkin mercii Gebze 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/05/2013 tarihli ve 2013/146 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde;
Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 10/12/2002 tarihli ve 24994-26158 sayılı kararı ile Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 13.12.2011 tarihli ve 2011/6583 esas, 2011/8833 sayılı kararında belirtildiği üzere, vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması zorunlu olduğu, ancak 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun cezaya ilişkin hükümlerinin uygulanabilmesi için, ceza hukuku açısından ve cezaların şahsiliği prensibinin bir gereği olarak öncelikle icra emrinin borçlu sanığa tebliğinin gerekmesi karşısında, somut olayda, Gebze 2. İcra Müdürlüğü'nün 2008/304 sayılı dosyasında yalnızca borçlu sanık müdafiine icra emrinin tebliği ile yetinildiği gözetilmeden itirazın reddi yerine kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü:
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11 ve Avukatlık Kanunu'nun 41. maddeleri uyarınca vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılmasının zorunlu olduğu, ancak ceza hukuku açısından ve cezaların şahsiliği prensibinin bir gereği olarak İcra İflas Kanunu'nun cezaya ilişkin hükümlerinin uygulanabilmesi için, borçlunun kendisine de icra emrinin tebliği gerektiği, şikayete konu Gebze 2. İcra Müdürlüğünün 2008/304 sayılı takip dosyasında icra emrinin 13.06.2008 tarihinde borçlu vekiline tebliğ edildiği, borçlu sanığın da 13.07.2009 tarihinde icra dosyasında ödeme emrinden bir suret aldığının anlaşılmasına göre, 7201 sayılı Kanun’un 32. maddesi gereğince tebliğ, usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılacağı, borçlu sanığın ödeme emrinin tebliğ edilmediğine ilişkin beyanının açıkça Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesindeki iyiniyet kurallarına da aykırılık teşkil edeceğinden, sanığa icra emrinin tebliğinin kabulü gerekmesi karşısında, Gebze 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/05/2013 gün, 2013/146 değişik iş sayılı kararına yönelik, CMK’nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden REDDİNE,
Anayasa'nın 36. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde belirtilen adil yargılanma hakkı gözönünde bulundurularak, Gebze İcra Ceza Mahkemesince sanığa çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi üzerine, usulüne uygun duruşma günü tebliğ edilmeden beraate karar verilip, şikayetçinin itirazı üzerine merciince de sanığın mahkumiyetine karar verilmesi sanığın savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuracağından, bu konuda kanun yararına bozma yoluna gidilip gidilmeyeceği hususunda gereğinin takdir ve ifası için dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.01.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.