MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık ... müdafii Av. ...'nın yokluğunda verilen 22.12.2009 tarihli hükmün, adı geçen sanık müdafii yerine, başka adreste faaliyetini sürdürdüğü ve birlikte çalışmadığı anlaşılan Av. ...'e 27/01/2010 tarihinde yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu, bu nedenle mahkemece sanık müdafiine 05/02/2010 tarihinde yapılan tebligattan sonra verilen 09.02.2010 tarihli temyiz dilekçesinin süresinde olduğunun kabulü ile yapılan incelemede gereği görüşüldü:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun, hüküm tarihinden önce yürürlüğe giren ve lehe olan 5237 sayılı TCK'nun 204/1. maddesindeki cezasının miktarına göre tabi olduğu, aynı Kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 19.04.2001 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 13.01.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy