MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Her iki suçtan mahkumiyet
17.04.2009 havale tarihli iddianame ve 06.06.2009 tarihi ek iddianame ile sahte kimlik örneğini kullanarak kredi sözleşmesi imzalayıp, bankadan kredi çektiği iddia olunarak dava açılmış olup, sahte nüfus cüzdanını kullanmak suçunun, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 350/1-3 maddesindeki, sahte kimlik kullanılarak kredi sözleşmesi düzenlettirilmesi eyleminin ise aynı Kanunun 345. maddesindeki özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı, her iki iddianamede, sahte olarak düzenlenmiş başkaca resmi belgeden bahsedilmediği anlaşılmakla; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık ve sahtecilik” suçlarının yasada gerektirdiği cezalarının türleri ve üst sınırları itibariyle tabi oldukları, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçların işlendiği 06.12.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında her iki suçtan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 10/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8 maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 21.01.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy