MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Değişen suç vasfına göre özel belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Sanıklara yüklenen “belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık” suçlarından doğrudan doğruya zarar gören şikayetçinin dava ve duruşmalardan haberdar edilmediği ve davaya katılması konusunda herhangi bir karar verilmediği belirlenmiş ise de; katılan sıfatını alabilecek suretle suçtan zarar görmüş olan şikayetçi adına vekilinin 5271 sayılı CMK'nun 260/1. maddesi gereğince yasa yoluna başvurma hakkı bulunduğu, sahteliği iddia olunan suça konu “işe giriş bildirgelerine” ilişkin sanıkların eylemlerinin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nun 345. maddesinde düzenlenen özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı kabul edilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında, sanıklara değişen suç vasfına göre yüklenen “özel belgede sahtecilik” ve “nitelikli dolandırıcılık” suçlarının yasada gerektirdiği cezalarının türü ve üst sınırı itibariyle tabi oldukları, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, 14.01.2005 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış olup, şikayetçi vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 321 maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4,104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 03.03.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy