MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, Uyuşturucu madde kullanmak, Başkasına ait kimlik bilgilerini kullanmak
HÜKÜM: Mahkumiyet
I- Uyuşturucu madde kullanma suçundan verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma suçundan dolayı, 5237 sayılı TCK'nun 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararlar, sözü edilen fıkraya 6217 sayılı Kanunla eklenen cümlenin yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihinden önce ya da sonra verilip verilmediğine bakılmaksızın, durma kararı niteliğinde olup itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, itirazlarla ilgili gerekli kararların yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na İADESİNE,
II- Başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçundan verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tekerrüre esas geçmiş hükümlülüğü bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 58. maddesinin uygulanmaması isabetsizliği karşı temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen suçun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinin uygulanmama gerekçesi gösterilmiş ve incelenen dosyaya göre kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
III- Resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 gün ve 232-250 sayılı, 09.10.2012 gün 2011/8-335 Esas 2012/1804 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, belgenin nesnel olarak aldatıcılık yeteneğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatma yeteneğinin varlığını göstermeyeceği cihetle; sanığın 29.03.2007 tarihli
savunmasında; suça konu sürücü belgesini olaydan sonra yakarak imha ettiğini belirtmesi, suça konu sürücü belgesi aslının ele geçirilememesi nedeniyle, mahkemece söz konusu belgenin objektif olarak aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının tespitinin mümkün olmaması karşısında, sanığın unsurları oluşmayan resmi belgede sahtecilik suçundan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.