MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : 1- TCK'nun 158/1-d , 52/2 ve 53 . maddelerinin uygulanması ile 2 yıl 6 ay hapis ve 2.000.00 TL Adli para cezası ile cezalandırılmasına ve belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına dair.
2-TCK nun 204/1, 204/3 ve 53 . maddelerinin uygulanması ile 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına dair.
I) Sanığın, “dolandırıcılık” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, 10.05.2005 suç tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
II) Sanığın, “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Suça konu araç kati satış sözleşmesinin ... Noterliğince düzenlendiği ve anılan sözleşme ve ekindeki sahte nüfus cüzdanı suretinin onaylı birer örneğinin denetime olanak verecek biçimde dosyaya konulduğu cihetle tebliğnamenin 2/1. bendindeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
1) Sanığın ... adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanını kullanarak şikayetçiye ait otomobili İzmir 21. Noterliğince düzenlenen araç kati satış sözleşmesiyle satın alması şeklinde gerçekleşen eyleminin kül halinde suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK'nun 342/2, 80. ( 5237 sayılı TCK'nun 204/1-3, 43) maddeleri kapsamında “zincirlemeli olarak resmi belgede sahtecilik” suçunu oluşturduğu, 02.08.2007 günlü iddianame ile sanığın, şikayetçi ...'a kendisini ... sahte kimliğiyle tanıttığı, ve şikayetçinin ... plakalı aracının alım satımı konusunda aralarında anlaştıktan sonra anılan sahte nüfus cüzdanını kullanarak... Noterliğinin 10.05.2005 günlü düzenleme şeklindeki araç kati satış sözleşmesini alıcı sıfatıyla imzaladığı iddiasıyla “resmi belgede sahtecilik” suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davasının açıldığı, sanığın mahkemece yapılan sorgusunda ... adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanını kullanırken yakalanması nedeniyle daha önceden yargılanıp mahkum olduğunu beyan etmesi, UYAP sistemi üzerinden yapılan araştırmada sanığın ... adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanıyla 01.07.2005 tarihinde yakalandığı iddiasıyla İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 31.07.2007 günlü iddianamesiyle açılan dava neticesinde İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/209 esas 2008/276 karar nolu ilamıyla “resmi belgede sahtecilik” suçundan 3 yıl hapis cezasına mahkum edildiği ve anılan hükmün temyizi üzerine Dairemizin 25.12.2009 gün 2009/20428- 16750 esas karar nolu ilamıyla onanarak kesinleştiğinin anlaşılması karşısında mükerrer yargılamanın önlenmesi ve zincirleme suç hükümlerinin değerlendirilebilmesi bakımından, İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/209 esas 2008/276 karar nolu dosyasının celbi ile özetinin duruşma tutanağına geçirilip, bu davayı ilgilendiren onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Kabule göre de; 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b), (d), (e) bentlerinde yer alan hak yoksunluklarının hapis cezasının infazının tamamlanıncaya kadar, (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy