MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma
HÜKÜM : TCK'nun 203,62,52/2,52/4 maddeleri gereğince 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitle tahsiline
1- Sanık müdafiinin 09.11.2012 günlü mahkumiyet kararına yönelik temyiz itirazının incelenmesinde:
Sanık hakkında mühür bozma suçundan verilen 19.01.2012 günlü ilk hükmün Sanık müdafii tarafından temyiz edilmediği sadece Cumhuriyet savcısı tarafından süresinde temyiz edildiği, 6352 sayılı Yasa ile elektrik enerjisi hırsızlığı suçundan yeniden hüküm kurulmasının gerekmesi nedeniyle dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından iade edilmesi üzerine mühür bozma suçundan yeniden kurulan 09.11.2012 tarihli bu hükmün yok hükmünde olduğu ve yok hükmündeki kararın temyizi mümkün olmadığı cihetle, sanık müdafiinin 09.11.2012 günlü mahkumiyet kararına yönelik vaki temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Cumhuriyet savcısının 19.01.2012 günlü ilk mahkumiyet kararına yönelik temyiz itirazının incelemesine gelince;
Sanık hakkında mühür bozma suçundan verilen 19.01.2012 günlü ilk hükmün Cumhuriyet savcısı tarafından süresinde temyiz edildiği, 6352 sayılı Yasa ile sadece elektrik enerjisi hırsızlığı suçundan yeniden hüküm kurulmasının gerekmesi nedeniyle dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından iadesi üzerine mühür bozma suçundan yeniden kurulan 09.11.2012 tarihli bu hükmün yok hükmünde olduğu, bu nedenle Cumhuriyet savcısının 19.01.2012 günlü ilk karara yönelik temyiz talebi gereğince inceleme yapılması gerektiği kabul edilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü;
1- TCK'nun 203. maddesi, esasta bir şeyin saklanmasını veya varlığının olduğu gibi muhafazasını sağlamak üzere, kanunun veya yetkili makamların emrine uyularak konulmuş mührün kaldırılmasını cezalandırmaktadır. Burada mühürleme işleminin amacı Devlet yönetiminin bir şeyi koruma altına alma ve başkalarının tasarrufunu önleme iradesinin konulan mühürle açıklanması olup, bu iradeyi etkisiz duruma getirerek onu ihlal eden herhangi bir eylem gerçekleştiği takdirde suç işlenmiş olacaktır. Bu nedenle, yasaya uygun biçimde konulan bir mührün varlığı, mühür bozma suçunun ön koşuludur. Elektrik sayaçlarında bulunan ve bakanlık mührü olarak adlandırılan mühürlerin sayaçlar imal edilirken yapılması, ve bu mührün üretilen sayacın standartlara uygun olarak üretildiğini gösterir açıklayıcı mahiyette mühür olup anılan yasa maddesi anlamında mühür olarak kabul edilemeyeceği gibi bu mühürlerin sayaçlara takılması işlemiyle elektrik dağıtım şirketlerinin bir ilgisinin bulunmaması, sanık hakkında düzenlenen 08.11.2008 tarihli “kaçak/usulsüz elektrik tüketimi tespit tutanağında” sayaca müdahale edildiği tespit edilmiş olup, elektrik dağıtım şirketi tarafından sanığın kaçak elektrik kullanımının engellenmesine yönelik bir mühürleme ve bunun sonucunda gerçekleşen mühür bozulması iddiasında bulunulmaması karşısında, kullanılan sayaçta bakanlık mührünün bulunmaması ve bu şekilde sayaca müdahale edilmesinde mühür bozma suçunun unsurlarının oluşmayacağı gözetilmeden, yasal olmayan gerekçe ile hükümlülük kararı verilmesi,
2- Kabule göre de; TCK'nun 62. maddesiyle yapılan indirim sırasında hesap hatası yapılarak 5 ay yerine sanığın 6 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilerek fazla cezaya hükmedilmesi,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.02.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy