MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
1-Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz itirazının incelenmesinde;
Sanıkların özel belge niteliğindeki senedi düzenleyip kullanmalarından ve suçun tüm unsurları itibariyle oluşmasından sonra yırtarak katılan göndermelerinde ibaret eylemlerinde TCK.nun 36. maddesinin uygulanması imkanı bulunmadığı anlaşıldığından tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
a)Türk Ticaret Kanununun 688. maddesine göre keşide tarihinin bononun zorunlu unsurlarından olduğu, suça konu bonoda keşide tarihinin bulunmaması nedeniyle özel belge niteliğinde olduğu gözetilmeden yazılı şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükmü kurulması
b)5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazının incelenmesine gelince;
Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK.nun 157. maddesi gereğince hükmolunan hapis ve gün adli para cezalar takdiren asgari hadden tayin olunduğu halde, hükmolunan adli para cezasının birim gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi sırasında yasal ve yeterli gerekçe gösterildiğinden tebliğnamedeki buna ilişkin bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanıklar müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmemesi,
Yasaya aykırı; sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkralarındaki TCK'nun 53. maddesinin tatbikine ilişkin paragrafların çıkartılarak yerlerine "5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy