MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, Özel belgede sahtecilik, Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle düşme kararı
I- Sanıklar..., ... ile sanık ...'nın (pul parasını mal edinme haricindeki) hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, resmi belgede sahtecilik ve özel belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik katılan vekilininin temyiz itirazlarının incelenmesinde,
5263 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun ile 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu uyarınca il ve ilçelerde kurulan sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarının mütevelli heyetlerinin teşkili 3294 sayılı Yasanın 7. maddesinde, gelirleri 8. maddesinde, muafiyetler ise 9. maddesinde düzenlenmiş olup, vakfın niteliği, malları ve paraları hakkında özel bir hüküm bulunmadığı gibi bu yasanın son maddesinde de vakfın Medeni Kanundaki hükümlere göre tescil edileceğinin belirtilmesi karşısında kamu gücü ayrıcalıkları bulunmadığından vakıflara ilişkin mevzuatın uygulanması gerektiği ve adı geçen vakfın kamu kurumu ve kuruluşu olarak kabul edilemeyeceği, belgelerinin de resmi sayılamayacağı cihetle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen değişen suç vasfına göre, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve özel belgede sahtecilik suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihlerinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davasının vaki zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi gerektiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- Sanık ...'nın pul parasını mal edinme şeklindeki eylemi nedeniyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekilininin temyiz itirazlarına gelince;
En son pul giderinin 31.05.2005 tarihinde yapılması nedeniyle suç tarihinin en aleyhe bu tarih olarak esas alınması gerektiği dolayısıyla suç tarihinin tespit tarihine kadar götürülemeyeceği anlaşılmakla, tebliğnamedeki suç tarihinin 11.08.2005 olarak kabulü ve 5237 sayılı TCK'nun ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin düşünceye iştirak edilmemiştir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunda, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen zamanaşımının yüklenen suç tarihi olan 31.05.2005 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleşmediği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı,
Katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak inceleme tarihi itibariyle bu sürenin gerçekleştiği anlaşılmış ve aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 18.02.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy