MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür Bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
20.04.2006 günlü iddianameyle sanık hakkında "elektrik enerjisi hakkında hırsızlık ve mühür bozma" suçlarından kamu davalarının açıldığı, yapılan yargılama sonucunda mahkemenin 31.05.2011 gün 2010/191 esas 2011/101 karar nolu ilamıyla her iki suçtan mahkumiyet kararları verildiği, anılan kararın sanık müdafiince süresinde temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.07.2012 günlü iade kararı ile 6352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca sadece "elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçu" ile ilgili olarak uyarlama yargılaması yapılması için dosyanın mahkemesine iade edildiği cihetle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iade kararından sonra mahkemece yapılan duruşma neticesinde sanık hakkında "mühür bozma" suçundan yeniden verilen 21.11.2012 gün 2012/203-344 esas sayılı kararın hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin "mühür bozma suçundan" 31.05.2011 günlü ilk karara yönelik yaptığı temyiz başvurusuna hasren yapılan incelemede gereği görüşüldü;
Kendini vekille temsil ettiren katılan ...Ş. lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken dilekçe yazım ücretine hükmolunması isabetsizliği karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (a), ( b), (d), (e) bentlerinde yer alan hak yoksunluklarının hapis cezasının infazının tamamlanıncaya kadar, (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet ve vesayet kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı görülmekle hükmün bu sebepten 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 322.
maddesinde verilen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan; hüküm fıkrasında 53. maddenin tatbikine ilişkin kısmın çıkartılarak yerine "sanığın, TCK'nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına," denilmek suretiyle eleştiri dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19.02.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy