MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenlemek
HÜKÜM : Sanıkların 2003, 2004, 2005, 2006, 2007 takvim yıllarında sahte belge düzenlemek suçundan mahkumiyetlerine
1- Sanıklar hakkında 2005-2006 ve 2007 takvim yıllarında sahte belge düzenlemek suçlarından kurulan hükme yönelik sanıkların temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık ... savunmalarında kimliğini 2001-2002 yıllarında kaybettiğini beyan etmişse de, vergi tekniği raporunda belirtilen ortak olduğu şirketlere ilişkin sahte belge düzenleme suçlarından açılan davalardan Kadıköy 4. Asliye Ceza Mahkemesi' nin 2007/583 Esas ve 2008/1041 Karar sayılı ilamında, ...şirketine ilişkin davada, 'şirket verdiğim vekaletle kurulmuş, bana para vereceklerdi.' Ümraniye 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2006/102 Esas ve 2009/956 Karar sayılı ilamında, ...ve ... şirketlerine ilişkin davada, 'şirketin kurulumu karşılığında para aldığını' savunması karşısında, sanıkların savunmalarını samimi görmeyerek 5271 sayılı CMK.nun 217. maddesi uyarınca yüklenen suçun oluştuğunu kabul eden mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığından, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, değişik tarihlerde birden fazla sahte fatura düzenlediği belirlenen sanıklar hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması isabetsizliği aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıkların yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
TCK'nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki "velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun" sanıkların sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, alt soyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı; sanıkların temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından “5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin” ibarelerin çıkartılıp yerine “ 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin 1. fıkrasının a, b, c, d, e bentlerinde belirtilen haklarından, mahkum oldukları hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmasına" ibareleri yazılmak suretiyle eleştiri haricinde sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Sanıklar hakkında 2003 ve 2004 takvim yıllarında sahte belge düzenlemek suçlarından kurulan hükme yönelik sanıkların temyiz itirazlarına gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen "2003 ve 2004 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek" suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, en aleyhe olarak 31.12.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 25.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy