MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, özel belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM : Sanığın her suçtan ayrı ayrı mahkumiyetine
2297 sayılı Yargıtay Yasası'nın 6110 sayılı Yasa ile değişik 14. maddesinde “Ceza Dairelerinde, Daireler arasındaki işbölümünün belirlenmesinde, dava açılan belgedeki nitelendirme esas alınır. Açıklama ile sevk maddelerinin uyumsuz olduğu durumlarda, açıklamaya itibar edilir.” hükmü yer almaktadır. Yasa, sevk maddelerine değil, iddianamedeki tavsife ağırlık tanımıştır. Bu nedenle Ceza Dairelerinin görevinde Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu'nun yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere tavsif esas alınmalıdır.
20.02.2012 gün ve 2012/4070 esas sayılı iddianame ile; sanığın kamu kurumunun maddi varlıklarından sayılan üzerinde kendi resmi bulunan katılan ... adına düzenlenmiş sahte sürücü belgesi ile katılan ...'in işyerinden araç kiralamak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia olunması karşısında; dolandırıcılık suçu yönünden eyleminin 5237 sayılı TCK'nun 158/1-d maddesinde öngörülen “kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık” ve "resmi belgede sahtecilik" suçları tavsif edilerek dava açılmıştır.
Bu itibarla, iddianamedeki tavsife, temyizin kapsamına ve Yargıtay Kanunu'nun 14. maddesine göre temyiz inceleme görevinin Yüksek 15. Ceza Dairesi'ne ait olduğu anlaşıldığından Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli daireye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy