MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma v.b.
HÜKÜM: Mahkumiyet
TCK'nun 245/1. maddesinde, hapis cezası ile birlikte adli para cezasına da hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamış, mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 58. maddesinin uygulanmasını gerektiren ve tekerrüre esas alınan ilam ya da ilamların gerekçeli kararda ve hüküm fıkrasında gösterilmemesi; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.01.2013 gün 2012/1431 Esas ve 2013/18 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere bozma nedeni sayılmayacağından, adli sicil kaydında yer alan hükümlülüklerinden en ağır cezayı gerektiren ilamın, 5275 sayılı Yasa'nın 108/2. maddesi uyarınca infaz aşamasında esas alınması mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- 5237 sayılı TCK'nun 61/6. maddesi gereğince cezaların gün, ay ve sene olarak hesap edileceği hükmü gözetilmeden, TCK.nun 245/1. maddesine göre teşdiden 3 yıl 4 ay olarak hükmolunan temel hapis cezasının, aynı Kanunun 43. maddesi ile 1/4 oranında artırılması sonunda 3 yıl 14 ay yerine, 4 yıl 2 ay olarak, etkin pişmanlık hükmü olan 168/2. maddesi ile yarı oranında indirilmesi sırasında da 1 yıl 13 ay yerine, 2 yıl 1 ay hapis cezasına hükmolunması suretiyle 5 gün fazla hapis cezasına hükmolunması,
2- 5327 sayılı TCK'nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından şartla tahliye tarihine, diğer hak yoksunluklarının ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanacağının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasının ikinci bendindeki “dört yıl iki ay” ibaresi çıkartılarak yerine “üç yıl ondört ay” ibaresinin, üçüncü bendindeki “iki yıl bir ay” ibaresi çıkartılarak yerine “bir yıl onüç ay”” ibaresinin eklenmesine, TCK.nun 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün karardan çıkartılarak yerine “TCK'nun 53. maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinde yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarını kullanmaktan şartla tahliye tarihine, diğer hakları kullanmaktan ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle, eleştirlen hususlar dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.02.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.