MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
1-Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın ... plakalı aracın fenni muayenesini 2005 yılında ... Trafik Takip Bürosunda çalışan sanık ...'a, ... plakalı aracın fenni muayenesini ise 2006-2007 yıllarında sanık ...'a yaptırdığı yönündeki savunması karşısında; suç kastının yenilendiği anlaşıldığından tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan yoksunluğunun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sahte araç muayenesi yapmak suçundan açılan kamu davasında, dosya içeriğinden ve UYAP ortamında yapılan araştırmada sanığın benzer nitelikteki fiilleri nedeniyle derdest ve mahkumiyetine karar verilip ve temyiz süreci devam eden dosyalarının da bulunduğu anlaşılmakla; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.04.2014 gün, 2013/11-397 Esas, 2014/202 sayılı kararında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı TCK'nun “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik” suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişinin de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği de gözetilerek açıklanan ilkeler doğrultusunda sanığın fiillerinin her biri yenilenen kastla işlenmiş ayrı suçları mı, yoksa bir suç işleme kararının yerine getirilmesi amacıyla kanunun aynı hükmünü, kısa zaman aralıkları içerisinde, birkaç kez ihlal etmek suretiyle zincirleme tek suçu mu oluşturduğunun değerlendirilmesi açısından, bu dosya ile benzer nitelikteki, ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2008/460 Esas 2009/44 Karar, 2013/482 Esas 2013/826 Karar, 2009/233 Esas 2012/190 Karar, 2010/193 Esas 2010/341 Karar, 2009/391 Esas 2010/336 Karar, 2009/359 Esas 2010/335 Karar, 2009/608 Esas 2010/339 Karar, 2010/190 Esas 2012/192 Karar, 2010/44 Esas 2013/465 Karar, 2010/227 Esas 2010/342 Karar, 2009/61 Esas 2013/197 Karar ve 2008/750 Esas 2010/334 Karar sayılı dosyaları ile UYAP ortamından ve sair surette tespit edilebilecek derdest dosyaları mümkünse birleştirilip, mümkün olmazsa ilgili belgelerin onaylı örnekleri alındıktan sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.02.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy