MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM : Mahkumiyet
1-Sanığın, işlediği suç nedeniyle yakalandığında kendisi hakkında soruşturma yapılmasını engellemek amacıyla kimliğini ... olarak bildirerek, bu isimle düzenlenen resmi evrakları imzaladığı, bu kimlik bilgilerine istinaden başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlamak, şantaj, nitelikli hırsızlık iddiaları ile dava açıldığı anlaşılmakla; Sanığın eyleminin, bildirdiği kimlik bilgilerinin gerçekte var olan bir kişiye ait olması durumunda 5237 sayılı TCY.nın 268/1. maddesi yollamasıyla, 267/1. maddesindeki “iftira” suçunu, gerçekte var olmayan kişiye ait olduğunun saptanması halinde ise, aynı Yasanın 206. maddesindeki “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçunu oluşturacağı cihetle,somut olayda ...'nın gerçek kişi olduğu ve sanığın aynı eylemi nedeniyle ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2010/285 E.2010/794 K. Sayılı dosyasında ifitira suçundan mahkumiyet kararı verilmiş olduğu gözetilmeden unsurları itibariyle oluşmayan yalan beyan suçundan ayrıca mahkumiyet hükmü kurulması yasaya aykırı,
2-Kabulu göre de:5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluklarının sanığın kendi alt soyu dışındakiler için hapis cezasının infazı tamamlanana kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25/02/2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy