MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
1- Ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.03.1992 gün ve 80/98 sayılı kararında belirtildiği üzere, belgede sahtecilik suçlarında önceden verilen rıza üzerine borçlu yerine onun imzasının atılmasında zarar verme bilinç ve iradesi ile hareket edilmediğinden suç kastından söz edilemeyeceği cihetle; somut olayda, sanığın ...'nin imzasını taklit etmek suretiyle sahte çekler düzenlediğinin iddia olunması, sanığın imzaları kendisinin vekalete dayanarak attığını savunması ve temyiz aşamasında ... tarafından kendisine ... Noterliği 4788 yevmiye numaralı ve 4 Mart 2008 tarihli vekaletnamenin verildiğini beyan etmesi karşısında; sanığın suç kastının tayini, savunmanın doğruluğunun ve gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından, vekaletnamenin gerçekliği araştırılarak, kapsamının tayini ile gerekmesi halinde daha önceden bu suretle düzenlenmiş ve ödenmiş çeklerin olup olmadığının tespiti ile, sanığın başlangıçtan itibaren sahtecilik kastıyla hareket edip etmediği belirlenerek sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini yerine eksik inceleme ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Kabule göre ise;
5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan yoksunluğun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy