MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Defter ve belge ibraz etmemek, sahte fatura kullanmak
HÜKÜM : Düşme
I-Sanık ... hakkında “defter belge ibraz etmemek” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların 5560 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231/12. maddesi uyarınca temyizinin mümkün olmayıp, itiraza tabi olduğu anlaşılmakla, katılan vekilinin vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 264/2. maddesi uyarınca başvurunun, itiraz dilekçesi olarak kabulü ile gereğinin mahallinde takdir ve ifasına, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
II-Sanık ... hakkında “2004 takvim yılında sahte fatura kullanmak” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen suçun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.'nun 102/4, 104/2. maddelerinde öngörülen zamanaşımı, suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davasının düşürüldüğü, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
III-Sanıklar hakkında birleşen Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/687 dosyası bakımından kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Sanık ...'nın ortağı, sanık ...'ın 2008 yılından sonra yetkilisi olduğu ... Tic. Ltd. Şti'nin 2004 takvim yılı vergi denetiminde, denetmenlere şirkete ait Ankara 35. Noterliğinde onaylanmış gerçek yevmiye ve envanter defterleri yerine Ankara 11. Noterliğinde onaylanmış gibi sahte yevmiye ve envanter defteri ibraz etme şeklinde gerçekleşen eylemlerinin resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı dolayısıyla 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2. maddelerinde düzenlenen zamanaşımı hükümlerine tabi olmadığı yargılamaya devam olunarak dosyadaki delillere göre bir hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 05.11.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy