MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan yoksunluğun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar diğer haklar yönünden infazın tamamlanmasına kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18.06.2013 tarih ve 2012/13-1332-2013/316 sayılı kararında da belirtildiği üzere TCK'nun 58. maddesinin uygulanmasına karar verilen hallerde, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilip, ayrıca kazanılmış hakka konu olmayan cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirine hükmolunmaması,
2-Adli emanette kayıtlı belgenin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi gerekirken 5237 sayılı TCK'nun 54. maddesi gereğince müsaderesine hükmolunması,
Yasaya aykırı olup; sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına “5237 sayılı TCK’nun 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi ile hüküm fıkrasından “5237 sayılı TC'K'nun 54. maddesi uyarınca Şişli Cumhuriyet Başsavcılığının adli emanetin 2010/6542 sırasında kayıtlı mühürlü zarf içerisinde fotoğrafı sanığa, kimlik bilgileri ...'e ait sahte nüfus cüzdanının suçta kullanıldığı anlaşılmakla MÜSADERESİNE” ilişkin kısım çıkartılarak yerine suça konu belgenin delil olarak saklanmasına ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.