MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgeyi bozmak, görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
I- Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi, hüküm fıkrasında sanık hakkında TCK 265/1 maddesinin uygulanması yerine “256/1” yazılması maddi hata niteliğinde olup mahallinde düzeltilmesi ve tekerrüre esas hükmün infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin bulunmadığı takdir kılınmış ve incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- Resmi belgeyi bozma ve hakaret suçlarıyla ilgili yapılan incelemede;
1- Sanık tarafından yırtılan suça tutanağın parçaları bir araya getirilip yapıştırılarak fotokopisinin çekilmiş ve çekilen bu fotokopinin anlaşılabilir nitelikte olduğu görülmekle sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilerek fazla ceza tayini,
2- Sanığın hakaret suçunda, suç kastının yenilendiğini göstermeyecek kadar kısa aralıklarla, katılanlara yönelik hakaret eylemlerinde, zincirleme suç hükümleri uygulanması yerine iki ayrı hüküm kurulmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.04.2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİDİR
Dairemizin 28.04.2016 tarih, 2014/12751 Esas, 2016/3843 Karar sayılı (Görevi yaptırmamak için direnme suçu yönünden) çoğunluk görüşüne aşağıdaki sebepten muhalifim.
...Asliye Ceza Mahkemesinin 15.11.2012 tarih,2012/183 Es.2012/364 Kr. Sayılı Sanığın TCK' nun 265/1, 43/2, 62/1 ve devamı maddeleri uyarınca cezalandırılmasına dair kararda TCK'nun 43/2. maddesi uyarınca artırım yapılması usûl ve yasaya aykırıdır.
Kamu görevini yaptırmamak için direnme suçunun mağduru “Kamu İdaresinin Güvenilirliği” olup tek tek kamu görevlileri değildir.
Yasa koyucu bu düzenleme ile kamu otoritesini temsil eden görevlilerin bireyler karşısındaki otoritesini kullanabilmelerini güvence altına almaktadır. Diğer bir deyişle kamu görevlilerinin yetkilerinin dayanağı olan devlet otoritesi korunmaktadır.
Mağdurun kamu tüzel kişi olduğu durumda, suçtan zarar gören görevli sayısı baz alınarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün değildir.
Direnme fiili sırasında kamu görevlisinin birden fazla olması olsa olsa TCK'nun 61(1)-e maddesi kapsamında “..tehlikenin ağırlığı..” kapsamında cezanın alt sınırından uzaklaşılması bakımından hakime takdir hakkı vermektedir.
Bu sebepten yerel mahkeme kararının (Görevi yaptırmamak için direnme suçu yönünden) bozulması gerektiği görüşüyle sayın çoğunluk görüşüne muhalifim.28.04.2016
Full & Egal Universal Law Academy