MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zimmet, görevi ihmal, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : 1) Sanıklar ...,... ve ...için; 5237 sayılı TCK'nun 247/ 1, 248/ 2, 249/ 1, 43/ 1, 62, 53. maddeleri; CMK'nun 231. maddeleri gereğince 1 yıl 3 ay 18 gün hapis, hak yoksunluğu; hükmün açıklanmasının geri bırakılması; sahtecilik suçundan; beraat;
2) Sanık ... için; 5237 sayılı TCK'nun 247/ 1, 248/ 2, 249/ 1, 43/1, 62, 53. maddeleri; CMK'nun 231. maddeleri gereğince 1 yıl 3 ay 18 gün hapis, hak yoksunluğu; hükmün açıklanmasının geri bırakılması
I- Sanıklar ..., ..., ... haklarında "zimmet", sanık ... yönünden ise "görevi ihmal" suçlarından verilen kararlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nun 231/12. maddesi gereğince, “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararı temyiz yasa yoluna tabi olmayıp, itiraza tabi olduğundan, katılan vekilinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 5271 sayılı CMK’nun 264. maddesi gereğince temyiz dilekçesinin, itiraz dilekçesi olarak kabulüyle merciince incelenmek üzere dosyanın mahalline iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
II- Sanıklar ..., ..., ... haklarında "resmi belgede sahtecilik" suçundan verilen beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Sanıklara yüklenen eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nun 356. maddesinde yazılı 'şahadetname niteliğindeki belgede sahtecilik' suçuna uyduğu kabulüyle yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara değişen suç vasfına göre yüklenen “ şahadetname niteliğindeki belgede sahtecilik ” suçunun yasada
gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 15.10.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy