MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Mühür bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- Sanık hakkında ....Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianameler ile aynı yer ile ilgili mühür bozma tutanaklarına istinaden açılan kamu davalarındaki eylemlerinin zincirleme biçimde işlendiği kabul edilerek hüküm verildiği anlaşılmakla; her iddianameye kadar olan eylemlerin zincirleme biçimde işlenmiş bir mühür bozma suçunu, iddianameden sonraki eylemlerin ise hukuki kesinti nedeniyle ayrı suçu oluşturacağı, somut olayda sanık hakkında 15/11/2011 tarihli iddianame ile açılan kamu davasının 11.10.2011, 21.10.2011, 23.10.2011 tarihli suçları, 16.02.2012 tarihli iddianame ile açılan kamu davasının 15.11.2011, 24.11.2011, 14.01.2012, 23.01.2012, 27.01.2012, 05.02.2012, 11.02.2012 tarihli suçları, 07.03.2012 tarihli iddianame ile açılan kamu davasının ise; 18.02.2012, 23.02.2012 tarihli suçları kapsadığı ve iddianame ile hukuki kesintiye uğrayan suçlar yönünden sanığın ayrı ayrı 3 kez zincirleme şekilde mühür bozma suçundan mahkumiyeti yerine 2 kez zincirleme suçtan mahkumiyetine karar verilmesi, ayrıca 11.10.2011 ve 21.10.2011 tarihli mühür bozma eylemlerinin 12.03.2012 ve 16.02.2013 tarihli iddianamelerle kamu davasına konu yapılması nedeniyle mükerrer olduğu ve bu halde 12.03.2012 tarihli iddianame ile anılan suçlar yönünden açılan kamu davalarının reddine karar verilmesi gerektiği, UYAP ve adli sicil kayıtlarından yapılan incelemede de; sanık hakkında mühür bozma suçundan kesinleşmiş ve Dairemizin 2014/3367 ve 2015/5145 esasında kayıtlı olup temyiz inceleme sırası bekleyen dosyaların bulunduğunun anlaşılması karşısında; farklı tarihlerde işlenen mühür bozma suçlarının, düzenlenen ilk iddianame tarihine kadar zincirleme tek mühür bozma suçunu oluşturabileceği ve yine suç tarihleri dikkate alındığında mükerrer dava açılmış olabileceği cihetle; sanık hakkında aynı işyeri ile ilgili açılmış tüm dava dosyaları getirtilip incelenerek, irtibatlı dosyaların mümkünse birleştirilmesi değilse gerekli belgelerin onaylı örneklerinin dosya içerisine alınmasından sonra sanığın mühür bozma eylemleri ile ilgili zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağının veya mükerrer dava bulunup bulunmadığı tartışılarak, kesinleşmiş hükümlerin zincirleme suç kapsamından kaldığının anlaşılması halinde tayin olunacak cezadan kesinleşmiş önceki cezanın mahsup edilmesi gerektiği dikkate alınmadan eksik inceleme ve değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3- Sanığa verilen cezada 5237 sayılı TCK'nun 62. maddesi gereğince indirim yapılması sırasında; 6 ay 7 gün yerine, hesap hatası sonucu 4 ay 22 gün hapis cezasına karar verilmek suretiyle eksik ceza tayini ,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 17.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy