MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya içeriğine göre; sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan zamanaşımı süresi içinde mahallinde işlem yapılması mümkün görülmüştür.
1-Belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğu cihetle, dosyada emanet makbuzu ve varlığına rastlanmayan suça konu nüfus cüzdanı ile dayanağı olan belge asıllarının celp edilip incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve denetime olanak verecek şekilde dosya içine konulması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre ise;
a- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b- Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve daha ağır bir cezayı içeren ... Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2005/704 Esas, 2006/877 Karar sayılı ilamı yerine daha az cezayı içeren ... Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2005/704 Esas, 2006/877 karar sayılı ilamındaki 6 ay hapis cezasının tekerrür uygulamasına esas alınması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, koşullu salıverilmeye eklenecek sürede kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 23.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.