MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM : Dolandırıcılık suçundan beraat, resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet
1- Sanık hakkında ''dolandırıcılık'' suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine: ancak;
Sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine karar verilmesine rağmen dolandırıcılık suçundan beraati nedeniyle sanık lehine katılan aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Yasaya aykırı; katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında sanık lehine vekalet ücreti verilmesine ilişkin kısmın çıkartılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Sanık hakkında '' resmi belgede sahtecilik '' suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafii ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine: ancak;
Sanığın gerçek kimliği yerine kendisini... olarak tanıtıp bu kimlik bilgisine göre düzenlenen senedi imzalayıp borcuna karşılık katılana vererek resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia ve kabul edildiği olayda, sanığın suça konu senede sadece imza attığını ve diğer kısımların katılan veya kardeşi tarafından sonradan doldurulduğunu savunduğu, katılanın da sanığın savunmasını doğrulayıp senetteki lehdar, düzenleme ve vade tarihlerini sonradan kendisinin yazdığını beyan etmesi karşısında, suç tarihinde yürürlükte
bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 688. maddesine göre lehdar ile düzenleme ve vade tarihlerinin bononun zorunlu unsurlarından olup suça konu senetdeki bu kısımların sonradan doldurulduğu cihetle, sanığın eyleminin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden, yazılı şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 05.02.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy