MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
1- Müşteki ... adına sahte senet düzenleyerek icra takibi başlattığı iddia edilen sanıklar hakkında açılan kamu davasında; müştekinin söz konusu senedi kendisinin düzenlemediğini, sanıkları tanımadığını ve onlarla herhangi bir para alışverişi yapmadığını beyan etmesine rağmen, 10.05.2012 tarihli duruşmada verdiği ifadede, sanık ...'i tanıdığını, evini kiraya vermesi için ona vekaletname verdiğini ve heyecanlandığı için tanımadığını beyan ettiği, sanık ...'in ise ağabeyi olan diğer sanık ...'ten borç para aldığını, aldığı parayı müştekiye verdiğini ve karşılığında ağabeyi adına senet aldığını, müştekinin kendilerine olan borcu ödemek için kendisine vekalet vererek evini kiralamasını istediğini, hatta evi ağabeyinin oğluna kiraya verdiğini ve makbuz karşılığı 30.000 Tl aldığını bunu da yine makbuz karşılığı müştekiye verdiğini savunduğu, sanık ... tarafından söz konusu makbuzların dosyaya sunulduğu, sanık ...'nın ise müştekiyi tanımadığını, kardeşine borç para verdiğini, paraya ihtiyacı olan kardeşinden parayı geri istediğini, daha sonra sanık ...'ın parayı müştekiye verdiğini ve kendi adına senet aldığını öğrendiği, kardeşinin isteği üzerine icra takibi başlatabilmesi için ona vekaletname gönderdiğini ve sahtecilikle bir ilgisi olmadığını belirtmiş olması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından müştekinin tekrar beyanının alınarak makbuz karşılığı verilen paranın ne için kendisine verildiğinin sorulması ve beyanları arasındaki çelişkinin giderilmesinden sonra sanık ...'ın beyanlarının doğru olduğunun anlaşılması, müştekiye borç para verdiğinin tespit edilmesi halinde sanık ... hakkında TCK'nun 211. maddesinin uygulanması imkanının bulunup bulunmadığı da tartışılıp hukuki durumunun bunlara göre belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi,
2- UYAP kanalı ile Mernis üzerinden alınan güncellenmiş nüfus kayıt örneğine göre; sanık ...'in, hükümden sonra 22.06.2015 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK'nun 64. maddesi uyarınca kamu davasının düşürülmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre ise;
3- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4- Adli emanetin 2008/1404 sırasına kayıtlı emanet eşya hakkında herhangi bir karar verilmemiş olması,
Yasaya aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.02.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy