MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit ve özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
2297 sayılı Yargıtay Yasası'nın 6110 sayılı Yasa ile değişik 14. maddesinde “Ceza Dairelerinde, Daireler arasındaki işbölümünün belirlenmesinde, dava açılan belgedeki nitelendirme esas alınır. Açıklama ile sevk maddelerinin uyumsuz olduğu durumlarda, açıklamaya itibar edilir.” hükmü yer almaktadır. Yasa, sevk maddelerine değil, iddianamedeki tavsife ağırlık tanımıştır. Bu nedenle Ceza Dairelerinin görevinde Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu'nun yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere tavsif esas alınmalıdır.
13.11.2012 günlü iddianamede;cep telefonu bayiliği yapan sanığın, işyerinden daha önce cep telefonu hattı alan mağdur ...'ın haberi olmadan onun kimlik bilgilerine ...numaralı hattı çıkartıp bu hattan çektiği mesajlarla diğer müşteki ...'i tehdit ettiği iddiası ile açılan davada, sanığın müşteki Ramazan'a yönelik tehdit mesajlarını kendi kimliğini gizleyerek mağdur ... adına alınan hattan çekmesi nedeniyle TCK'nun 106/2-b maddesinde öngörülen “ Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle,” tehdit suçu tavsif edilerek dava açılıp hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Bu itibarla, iddianamedeki tavsife, hükmün konusuna, temyizin kapsamına ve Yargıtay Kanunu'nun 14. maddesine göre temyiz inceleme görevinin Yüksek 4. Ceza Dairesi'ne ait olduğu anlaşıldığından Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, Dairemiz ile 4. Ceza Dairesi arasında doğan görev uyuşmazlığının giderilmesi için dosyanın Ceza Daireleri Başkanlar Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 20.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy