Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 03/06/2014 gün ve 2014/11135/38044 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 12/06/2014 gün ve KYB.2014/216283 sayılı ihbarnamesi ile;
Özel belgede sahtecilik suçundan sanık ...’nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 207/1 ve 43/1-2. maddeleri gereğince 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair, Kütahya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/06/2010 tarihli ve 2009/958 Esas, 2010/532 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, deneme süresi içinde yeniden suç işlediğinden bahisle yeniden yapılan yargılama sonucunda sanığın, 5237 sayılı Kanun’un 207/1 ve 43/1-2. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası cezası ile cezalandırılmasına ilişkin aynı Mahkemenin 25/03/2014 tarihli ve 2013/753 Esas, 2014/188 sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08/06/2010 tarihli ve 2010/11-98, 143 sayılı kararında belirtildiği üzere; 5237 sayılı Kanun’un 43/1. maddesinde bulunan, “değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi” ifadesi nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için, bir kişiye karşı aynı suçların mutlaka değişik zamanlarda işlenmesi gerekli olup, somut olayda, suçta kullanılan her iki belgenin aynı kast altında aynı anda düzenlendiği, belgelerin farklı zamanlarda düzenlendiğine dair delil bulunmadığı dikkate alındığında, eylemin zincirleme suç kapsamında kalmadığı gözetilmeden, sanığa verilen cezanın zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle artırılarak fazla ceza tayininde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü:
5237 sayılı TCK'nun 43. maddesinin tatbiki suretiyle cezanın artırılması yoluna gidilebilmesi için madde metninde de belirtildiği üzere, suçun aynı kişiye karşı "değişik zamanlarda" işlenmiş olması koşulunun bulunması, 01.04.2010 günlü oturumda sanığın; "ilk önce benim adıma olan kontratı maliyeye verdik, daha sonra annem adına işyeri açılmış olmasına rağmen benim imzalamış olduğum kontratı maliyeye verdik" şeklinde beyanda bulunması karşısında suça konu belgelerin değişik zamanlarda kullanıldığı sabit olduğundan, hükmolunan temel cezanın TCK'nun 43. maddesi uyarınca artırılmasına karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı belirlenmekle, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki bozma düşüncesi yerinde görülmediğinden, istemin CMK’nun 309. maddesi uyarınca REDDİNE, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.