MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
1-Sanığın... plakalı aracın 04.06.2010-06.06.2011 tarihleri arasını kapsayan muayenesini sahte yaptırarak resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında;hakkında beraat hükmü kurulan sanık ...'in soruşturma aşamasındaki anlatımında,sahte muayene işlemine konu aracın babası olan diğer sanık ... tarafından 2007 yılında banka kredisiyle alındığını,ancak babasının kredi borcunu ödeyemeyince aracı kendi aralarında yaptıkları sözleşme ile 2009 yılının ilkbahar aylarında sanık ...'a sattığını,...'ın da borcu ödeyemediğini ve babasının aracı geri aldığını,bankanın araca el koyup satışını yaptırması üzerine de 28.11.2011 tarihinde icradan aracı kendisinin satın aldığını savunması, hakkında beraat hükmü kurulan sanık ...'in söz konusu aracın kaydı kendi üzerinde iken ortağı olan sanık ...'ın aracı 1,5 sene kullandıktan sonra kendisine iade ettiğini, kendisinin hiç muayene işlemi yaptırtmadığını eğer yaptırmış ise...'in yaptırtığını savunması, sanık ...'ın ise aracı akrabası olan sanık ...'den peşin para ile satın aldığını, ancak ...'in aracın ipoteğini çözdürememesi üzerine iade ettiğini, parasını da almadığını, hiç bir şekilde aracı muayeneye götürmediğini beyan ederek yüklenen suçu kabul etmemesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenebilmesi amacıyla aracın muayene tarihinde kimin kullanımında olduğunun tespiti bakımından, araç teslimine ilişkin sanıklar arasında yapılmış sözleşme ve sair belge bulunup bulunmadığı sorularak, sözkonusu tarihlerde kesilmiş trafik cezaları bulunup bulunmadığı, araca hangi tarihte kimin elindeyken el konulduğu da araştırılarak gerektiğinde zabıta tahkikatı yaptırılıp, sanıkların mukayeseye esas imza ve yazı örnekleri temin edilerek muayene işlemindeki yazı-rakam ve imzaların sanıklara aidiyeti hususunda bilirkişi incelemesi de yaptırıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, sanığın atılı suçu işlediğine dair sübut delillerinin nelerden ibaret olduğu karar yerinde tartışılmadan diğer sanıkların soyut iddiasına dayalı, eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, yasaya aykırı,
Kabule göre de;
2-5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 23.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy