MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:
1) Sanığın, şikayetçinin kimlik bilgilerini içeren üzerinde kendi fotoğrafı bulunan 08.01.2008 tarihinde nüfus müdürlüğünden aldığı nüfus cüzdanı ve diğer belgeler ile 14.01.2008 tarihinde kredi talebinde bulunması şeklinde gerçekleşen eyleminin, şikayetçinin beyanı ve nüfus cüzdanının alınması ve kredi başvurusunda bulunduğu süre nazara alındığında; nüfus cüzdanının salt bankadan kredi çekmek amacı ile alındığı, suç kastının yenilenmediği bu bakımdan sanığın eylemlerinin bir bütün olarak zincirleme şekilde işlenmiş tek bir resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden, eylemleri bölmek suretiyle yazılı şekilde hem resmi belgede sahtecilik hem de özel belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyetine hükmolunması,
Kabule göre;
2) UYAP ortamında yapılan araştırmada, sanığın hakkında benzer nitelikteki eylemleri nedeniyle mahkumiyetine karar verilmiş dosyasının bulunduğu anlaşılmakla, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.04.2014 gün ve 2013/11-397-2014/202 sayılı kararında açıklandığı üzere, belgelerde sahtecilik suçunun hukuki konusunun kamu güveni olduğu ve fiil tarihleri de dikkate alınarak, sanıkların fiillerinin her biri yenilenen kasıtla işlenmiş ayrı suçları mı, yoksa bir suç işleme kararıyla kanunun aynı hükmünün kısa zaman aralıkları içerisinde, birkaç kez ihlal etmek suretiyle zincirleme biçimde işlenmiş tek suçu mu oluşturduğunun değerlendirilmesi açısından, ... Ağır Ceza Mahkemesi 2015/380 esas 2016/13 karar sayılı dosyada bulunan ve eldeki davayı ilgilendiren kısımların onaylı örneklerinin dosya arasına alınmasından sonra zincirleme biçimde işlenmiş tek bir resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğunun kabulü halinde, sonradan sübutu kabul edilen eylem nedeniyle tayin olunan cezadan kesinleşmiş ise önceki cezanın mahsup edilmesi gerektiği dikkate alınmadan eksik inceleme ve değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, yasaya aykırı,
3) 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.