MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM : 1-..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ... .., ..., ..., ......, ... haklarında dolandırcılık suçu için: Zamanaşımı sebebiyle kamu davasının düşürülmesi
2-..., ..., ... haklarında resmi belgede sahtecilik suçu için:Beraat
3- ..., ...,... ..., ..., ..., ... haklarında resmi belgede sahtecilik suçu için: Zamanaşımı sebebiyle kamu davasının düşürülmesi
Katılan idare vekilinin temyizinin zamanaşımı nedeniyle verilen düşme kararı ile beraat hükmüne yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1- Katılan vekilinin zamanaşımı nedeniyle verilen düşme kararlarına yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'ya yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen yine sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ....'ye yüklenen "memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği" suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 5237 sayılı TCK.nun 66/1-e ve 67/4. maddesinde öngörülen olağanüstü zamanaşımı sürelerinin suçun işlendiği tarihten hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi gerektiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA
2- Katılan vekilinin, beraat kararına yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Sanıklar ... ve ...'in birlikte kurdukları ... firmasının DAB (Döviz alım belgesi) grubu elemanı olarak çalışan sanıklar ile ... Şubesinde görevli sanıklar ..., ..., ...'ın adı geçen banka şubesine ihracat yapmış gibi gösterilip sahte döviz alım belgesi düzenletip bu belgeleri 1996-1998 yılları arasında kullanarak hayali ihracat yaptıkları iddia edilmesine göre eylemlerine uyan 765 sayılı TCK.nun 342/1, 80. (5237 sayılı TCK.nun 204/1, 43.) maddelerindeki “resmi belgede sahtecilik” suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü uyarınca; sanıklara yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve lehe olan 5237 sayılı TCK’nun 204/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle tabi olduğu aynı Kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, en son suçun işlendiği tarihten hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar ..., ..., ... hakkındaki kamu davasının, hüküm tarihi itibariyle gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 66/1-e ve 67/4 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri gözetilerek DÜŞÜRÜLMESİNE, 28.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.